Page 156 - 7. SINIF TK SOSYAL BİLGİLER
P. 156

6. ÜNİTE                                                                             SOSYAL BİLGİLER

                                                 ATATÜRK VE DEMOKRASİ



                                         Mustafa Kemal Atatürk, 19 Mayıs 1919’da Samsun’a çıkarak Türk milletinin bağımsız-
                                         lık mücadelesi olan Millî Mücadele’yi başlatmıştır.




                                         Mustafa Kemal Atatürk, Millî Mücadele’nin hazırlık aşamasında halkın katlımını sağla-
                                         mak amacıyla genelgeler yayımlamış, kongreler düzenlemiştir. Anadolu’da yürütülen
                                         bu halk mücadelesi İstanbul’da halk iradesini temsil eden  son Osmanlı Mebusan Mec-
                                         lisinin açılmasını sağlamıştır. Bu Meclis Türklerin barış şartlarını içeren ve Türk sınırlarını
            Demokrasi:  Yönetimin  doğrudan   çizen Misakımillî’yi kabul etmiştir. 16 Mart 1920’de İstanbul, İtilaf Devletleri tarafından
            ya da dolaylı olarak halka verildiği   resmen işgal edilmiş, Meclis kuşatılarak çok sayıda milletvekili tutuklanmış ve Osmanlı
            bir sistemdir.
                                         Mebusan Meclisi kapatılmıştır. Bu durum karşısında Mustafa Kemal Atatürk, 23 Nisan
                                         1920’de  Ankara’da Büyük Millet Meclisini açmıştır.
              Çok  partili  demokratik  hayata
              geçişe  kadar  Cumhuriyet  Halk
              Fırkası  ülkeyi  tek  başına yönet-
              miştir.

                          Millî Mücadele yeni açılan meclis tarafından yürütülmüş, 1 Kasım 1922’de saltanat kaldırılarak milletin
                          tek egemen güç olduğu gösterilmiş ve 24 Temmuz 1923’te Lozan Barış Antlaşması ile de bağımsızlık
                          kazanılmıştır.  Millî Mücadele’nin zaferle sonuçlanmasının ardından 11 Ağustos 1923’te  II. TBMM  açıl-
                          mıştır. Demokrasi taraftarı olan Mustafa Kemal Atatürk her zaman millî iradenin farklı görüşlerle yönetime
                          yansımasını savunan bir lider olmuştur. Bu doğrultuda 9 Eylül 1923’te yeni Türk devletinin ilk siyasi partisi
                          olan Halk Fırkasını kurmuştur. Terakkiperver Cumhuriyet Fırkasının programında “Dinî inançlara ve fikir-
                          lere saygılıyız.” maddesinin yer alması inkılapları istemeyenlerin bu parti etrafında toplanmasına neden
                          olmuştur. 1925’te Doğu’da çıkan Şeyh Sait Ayaklanması’nda bazı parti üyelerinin rolü olduğu gerekçe
                          gösterilerek 3 Haziran 1925 tarihinde parti kapatılmıştır.


                          Türkiye 1929’lu yıllarda dünyayı etkisi altına alan ekonomik bunalımından etkilenmiştir. Bu bunalımdan
                          Türkiye’nin zarar görmemesi için mevcut ekonomi politikasının değişmesini savunan kişiler tarafından
                          Türkiye Cumhuriyeti’nin ikinci muhalefet partisi olan Serbest Cumhuriyet Fırkası kurulmuştur. Atatürk’ün
                          de desteği ile kurulan bu parti ekonomide liberalizmi savunmuştur. Ancak bir süre sonra parti içine sızan
                          bazı kişiler, halkı inkılaplar aleyhinde kışkırtarak  cumhuriyet karşıtı gösteriler yapmaya başlamışlardır.
                          Partinin kurucusu Fethi Okyar tarafından Serbest Cumhuriyet Fırkasının kapatılması ile Atatürk Döne-
                          mi’nde başka parti kurulmamıştır.


                          Mustafa Kemal Atatürk’ün yaşamını adadığı konulardan biri de Türkiye Cumhuriyeti’nde demokrasinin
                          yeşermesidir. Bunun için elinden geleni yapmış, demokrasinin sadece ülke yönetiminde uygulanmasını
                          yeterli görmeyerek hak ve özgürlükleri Türkiye Cumhuriyeti’nin her kesimine uygulamıştır. Bu anlamda
                          kadın hakları için elinden geleni yapmış, Medeni Kanunu’nu çıkarmış, kadına seçme ve seçilme hakkını
                          uygulamış, sosyal ve kültürel alanda birçok hak tanımıştır. Kadın-erkek eşitliğini sağlamaya çalışmış,
                          Türkiye Cumhuriyeti’ni çağdaş medeniyetler seviyesine çıkarmak için Türk kadınına 1930’da belediye
                          başkanlığı, 1933’te muhtarlık ve 1934’te de milletvekili seçimlerine  katılma hakkı tanımıştır.



                                                                                                               185
   151   152   153   154   155   156   157   158   159   160   161