Page 187 - 15_6_Sinif_TK_Turkce.indb
P. 187

10. BÖLÜM                        6TURTK123                                           6. Sınıf Türkçe

                                                 EDAT / BAĞLAÇ / ÜNLEM



                                                               Örnekler:
          Edat: Tek başına bir anlamı olmayan, cümle içinde anlam ve   Örnekler:
          görev kazanan; cümledeki sözcükler arasında “eşitlik, göre-  •  Kitap ile defteri çantasından çıkardı. (“ile”) sözcüğün yerine
          lik, benzerlik, birliktelik, yaklaşıklık, neden-sonuç, amaç-so-  “ve” getirebiliriz dolayısıyla bu cümlede “ile” bağlaçtır.)
          nuç, karşılaştırma” vb. anlam ilişkilerinin kurulmasını sağla-  Dosyadaki evrakları dikkat ile inceledi. (“ile” sözcüğünün ye-
          yan sözcüklere edat (ilgeç) denir.                    rine “ve” getiremiyoruz dolayısıyla “ile” edattır.)
          Dilimizdeki başlıca edatlar şunlardır: gibi, kadar, sadece, ile, için, do-  “Üzere” edatı: Cümlelere “amaç, koşul, yaklaşma vb.” an-
          layı, ötürü, yalnız, ancak, tek, üzere, sanki, değil, -e doğru, -e karşı vb.   lamlar katar.
                                                                Örnekler:
         Örnekler:                                              Örnekler:
         Örnekler:
          •  Ufak çocuğun boncuk gibi mavi gözleri vardı.       •  Kitabını almak üzere eve gitti. (amaç)
          •  Yüksekten korktuğu için balkona çıkamıyordu.       •  Geri vermek üzere telefonu alabilrisin. (koşul)
          •  Öğrenciler beni sabır ile dinliyorlardı.           •  Bir ay sonra görüşmek üzere hoşça kalın. (dilek)
          Dilimizdeki bazı edatların cümleye kattıkları anlamlar şöyledir:  •  Babam eve gelmek üzere. (yaklaşma)
          “Gibi”  edatı:  Birlikte  kullanıldığı  sözcüğe  “benzetme,  zan-  “Kadar”  edatı:  Cümlelere  “karşılaştırma,  eşitlik,  benzerlik,
          netme, karşılaştırma, zaman, tahmin, vb.” anlamlar katar.   yaklaşıklık, zaman vb.” anlamlar katar.
         Örnekler:
         Örnekler:                                              Örnekler:
                                                                Örnekler:
          •  Kardeşim de benim gibi çalışkan. (Karşılaştırma anlamı)  •  Ahsen kadar hızlı yürüyebilirim. (Karşılaştırma)
          •  Babam eve geldi gibi. (Zannetme)?                  •  On güne kadar yeni eve taşınırız. (Yaklaşıklık)
          •  Eve geldiği gibi uyudu. (Zaman)                    •  Sabaha kadar hiç uyumadı. (Zaman)
          •  Birazdan kar yağışı başlayacak gibi. (Tahmin)      “Göre’’  edatı:  Cümlelere  “uygunluk,  karşılaştırma,  açısın-
          “İçin’’  edatı:  Cümlelere  “amaç-sonuç  sebep-sonuç,  uğrunda,   dan, görelilik vb.’’ anlamlar katar.
          aitlik, süre vb.” anlamları katar.                    Örnekler:
                                                                Örnekler:
         Örnekler:
         Örnekler:                                              •  Abime göre bir kazak bulamadım. (Uygunluk)
          •  Düzensiz çalıştığın için başarını artıramıyorsun. (Neden - sonuç)  •  Düne göre hava daha sıcak. (Karşılaştırma)
          •  Kafasını toparlayabilmek için odasına gitti. (Amaç - sonuç)  •  Bana göre bu tutumun yanlış. (Görelilik)
          •  Bir yıl için yurt dışına çıkacak. (Zaman)          •  Perdeler pencerenin boyuna göre değil. (Ölçü)
          •  Bu ev için çok borca girdik. (Özgülük)             “Ancak’’ edatı: Cümleye “sadece, en fazla, en erken, olsa
          •  Benim için hava hoş, siz bilirsiniz. (Görelik)     olsa, vb.”  anlamlar katar.
                                                                Örnekler:
          •  Senin için pek güzel şeyler söylemedi. (Hakkında)   Örnekler:
          ‘’İle’’ edatı: Cümlelere “araç, birliktelik, durum, neden, vb.”   •  Bu işi ancak sen halledebilirsin. (Sadece)
          anlalar katar.                                        •  Bu arsa ancak yüz elli bin lira eder. (Olsa olsa)
          Örnekler:                                             Fön:  “Ancak”  kelimesi,  yerine  “ama,  fakat”  getirilebiliyorsa
          Örnekler:
          •  Memleketten otobüsle döndük. (araç)                ancak bağlaçtır.
          •  Ailesiyle vakit geçirmeyi severdi. (birliktelik)   •  Film oldukça güzeldi ancak çok uzun sürdü. (Bağlaç)
          •  Yaşlı kadın, yıllardır sıkıntıyla yaşıyordu. (durum)   “Yalnız, bir, tek” sözcükleri “sadece” anlamında kullanılırsa edat olur.
          Fön: “İle” edatı, kendinden önceki sözcüğe bitişik yazılabilir.   Örnekler:
                                                                Örnekler:
          Bu durumda sözcüğün başındaki “i” ünlüsü düşer ve geri ka-  •  Veli toplantısına yalnız Hikmet Bey geldi. (Sadece)
          lan kısım ünlü uyumlarına uyar.                       •  Sorunun cevabını bir Ayşe verebildi. (Sadece)
          Örnekler:                                             •  Bana hayatta tek annem destek oldu. (Sadece)
          Örnekler:
          •  Sistemli bir çalışmayla başarılı olabilirsin.      Fön: Bazı edatlar cümlede değişik görevler üstlenebilir.
                                 çalışma ile                     •  Yalnız insanlar mutlu olur mu? (Sıfat)
          Fön: “İle” sözcüğü hem edat hem de bağlaç olarak kullanıla-  •  Bu konuyu yalnız onunla konuşabilirim. (Edat)
          bilir. Cümlede “ile” yerine “ve” getirebiliyorsak “ile” bağlaç,   •  Erken gelirim yalnız erken dönerim. (Bağlaç)
          getiremiyorsak edattır.                               •  Bu şehre geldiğim günden beri yalnızım. (İsim)

                                                                                                               185
   182   183   184   185   186   187   188   189   190   191   192