Page 128 - 5_sin_turkce_fasikül_1-36
P. 128
3. Tema Süreç Fasikülü - 16
Test
7. 8.
İnsanların yüzü, kalplerinden geçirdiklerini yan- ÖKÜZÜ KISKANAN KURBAĞA
sıtır aynı zamanda. İnsanların yüzüne bakarak Bir gün bir öküz görür kurbağa;
konuştuğumuz içindir ki yüzlerinde ferahlık duy- Hayran olur boyuna bosuna
duğumuz kişilere çabuk ısınır ve onlara hemen- Döner bir de kendine bakar: Yumurta kadar.
cecik inanırız. Yüzü düzgün olan insanlar iyi, İmrenir, o da öküz gibi olmaya kalkar.
samimi, fedakâr olurlar. İçlerinde kötülük bulu- Ikınır, şişer, bağırır, öter;
nan kişiler ise isteseler de sempatik olamazlar. Bir yandan da hep: “Baksanıza.” der.
Yaptıkları her şey göze batar, onların sözlerine “Yetmez mi? Ha? Olmadım mı hâlâ onun kadar?”
pek itibar edilmez.
“Ne gezer!” derler. “Peki, şimdi?” “Hayır.” “Ya
Bu parçada düşünceyi geliştirme yollarından han- şimdi?”
gisine başvurulmuştur? “Yaklaşmadın bile!” derler. O vakit bizimki
Bir ıkınır, çatır çatır çatlar.
A) Benzetme
Orhan Veli KANIK (La Fontaine Masalları)
B) Örneklendirme
C) Karşılaştırma Bu dizelerle ilgili,
D) Tanımlama I. Karşılaştırma vardır.
II. Benzetme yapılmıştır.
III. Örneklendirmeden yararlanılmıştır.
yargılarından hangilerine ulaşılır?
A) Yalnız II B) I ve II
C) II ve III D) I, II ve III
9. • Hikâye edici bir yazıdan alınmıştır.
• Karşılaştırmaya yer verilmiştir.
• 1. kişili anlatımdan yararlanılmıştır.
Aşağıdaki metinlerden hangisi bu özelliklerin tamamına sahiptir?
A) Washington’daki evinde hâlen 80 kuşla birlikte yaşayan 50 yaşlarındaki Brian Wilson, 1995’te geçirdiği trafik
kazasında ağır yaralandı. Doktorlar, kaza sırasında emniyet kemeri takılı olmayan Wilson’ın bir daha konuşa-
mayacağını söylediler. Bu kazadan sonra kuşlarla daha çok vakit geçiren Wilson, 2 geveze papağan sayesinde
konuşma yetisine tekrar kavuştu.
B) Sarp yollardan dik kayalardan yükle inmek çok zordu. Kayalara varınca bir nebze olsun dinlenmek için yükle-
rimizi sırtımızdan indiriyorduk. Ardından babam ucuna ip geçirip yükü aşağı sarkıtıyordu. Ben de yükün altına
geçiyor, kayalıklara takılan yerlerden ipi kurtarıyordum.
C) At, ahır işlerinde sadece tımarı beceremiyordum. Boyum, atın karnına bile varmıyordu. Ama en keyifli, en eğ-
lenceli şeydi benim için atı tımar etmek. Sanki kaşağının muntazam tıkırtısı Tosun’un hoşuna gidiyor; kulaklarını
kısıyor, kuyruğunu kocaman bir püskül gibi sallıyordu. Tam tımar biteceğine yakın huysuzlanır, o zaman Dada-
ruh: “Höyt…” diye ata bağırırdı.
D) Hayvan, bitki ve cansız varlıklar arasında geçmiş gibi anlatılan olaylara dayanan, insanlara ahlak ve ibret dersi
veren kısa masallardır fabl. Fabl türünü, kısaca basit ahlak kuralları olarak da nitelendirmek mümkündür. Öğ-
retici bir amacın güdüldüğü fabl türünde günlük hayatla ilgili dersler verilir.
Türkçe - 5 16. HAFTA 6

